EĞER YURT DIŞINA GİDİYORSANIZ;

Pasaportunuzun ve nüfus kağıdınızın bir fotokopisini çektirip, ayrı bir yerde muhafaza ediniz. (Kaybolma, çalınma anında bu size kolaylık sağlayacaktır).
Yanınıza , gittiğiniz ülkenin haritasını alınız. Ülkenin tanıtımı olan bir kitapçık -sözlük, size her zaman gerekli olabilir.
Yine gittiğiniz ülkenin Konsolosluk, Hava yolları ofisi gibi gerekli olabilecek yerlerin telefon numaralarını temin ediniz.
Gideceğiniz ülkenin örf ve adetlerini, mutfak kültürünü tanımaya çalışın.
Önemli evraklarınızı hiç bir zaman aynı yerde muhafaza etmeyin.
Devamlı kullanmaya mecbur olduğunuz ilaçları yanınıza alırken, reçetenizi sakın unutmayın.


EĞER YURT İÇİ TURLARA KATILIYORSANIZ;

Kalacağınız otelin telefon numaralarını, adresini almayı unutmayınız.
Evcil hayvanınızın tesise alınıp, alınmayacağından emin olun.
Değerli eşyalarınızı teslim edeceğiniz bir kasanın olup olmadığını öğrenin. Eğer yoksa, gerekli olmayan önemli eşyalarınızı yanınıza almayın.
Kullandığınız ilaçları yanınıza almayı unutmayın.
Eğer, sportif faaliyetlere katılmayı düşünüyorsanız, size gerekli olabilecek spor eşyalarınızı sakın unutmayın.
Tatil köyü vb. turistik tesislerde yapılan özel geceler için (siyah gecesi-kırmızı gecesi vb.) kıyafet temin ediniz. Böyle bir uygulama varsa, belki de ödül kazanabilirsiniz.
Yanınızda çocuğunuz varsa, doktorunun telefonlarını kaydetmeyi ihmal etmeyin.
Ağrı kesici, ateş düşürücü ilaçları her yerde bulamayabilirsiniz.
Varsa, termos, matara vb. bir kap temin ediniz .
Günü birlik turlarda yedek kıyafet almayı unutmayınız. Özellikle trekkinglerde size mutlaka gerekli olacaktır


SAĞLIĞINIZ İÇİN;

Tercihan gölgede bulunun, cildinizi direkt güneş ışınlarından koruyun.
Gölgede ve bulutlu havalarda bile UV ışınları vardır bu nedenle koruyucu kreminizi unutmamalısınız. Bulutlar UV ışınlarının % 80 ini geçirirler.
Koruyucu kreminizi güneşe çıkmadan en az yarım saat önceden sürün.
Kullandığınız üründe koruyucu factor 15 numara veya üstü olmalıdır.
Cildinizi yavaş yavaş güneşe alıştırarak çıkın ve koruyucu factor ihtiva eden kreminizi, belirli bir zaman geçtikten sonra cildinize yeniden sürün.
Su sporları yapıyorsanız suya dayanıklı ürünler ve yüksek numaralı koruyucu factor ihtiva eden kremler kullanmalısınız.
Saat 11.00 - 16.00 arası evinizde veya gölgede durun.
Saçlarınız da cildiniz gibi güneşten korunmalıdır, özellikle boya kullanıyorsanız.
Güneş banyosundan sonra cildinizi ve saçlarınızı kullandığınız koruyucu kremlerden temizlemelisiniz.
Bütün bunlardan sonra cildinizin en büyük ihtiyacının nemlendirici kremler olduğunu unutmayın.
3 yaşından küçük çocukları asla direkt güneşe çıkarmayın.
3 yaşından büyük çocuklarda ise şapka, gözlük, T-shirt ve çocuklar için özel koruyucu krem kullanmalısınız..


GÖZÜNÜZÜN ARKADA KALMAMASI İÇİN;

Apartmanın üst katında oturuyorsanız, apartman merdiven boşluğuna bakın. Camlardan daireye girmeye elverişli bir yer varsa camlara da demir taktırın.
Daire kapısının menteşelerini sağlamlaştırın. Menteşe vidalarını taktırmadan önce, mutlaka tutkala batırın.
Çift kapı kilidi kullanın. Gömme kilit kullanmayı tercih edin.
Daire kapısına, kilit dillerinin uzandığı kesimler arkasına ve yanına demir taktırın.
Kapının tüm çevresini saran köşeli demir kullanın. Demirleri hem kapıda, hem de kapı kasasında kullanın.
Kapıya mutlaka 170 derecelik göz merceği taktırın. Apartman içi ışıkların, evin içindeki bir düğmeyle de yakılmasını sağlayın.
Kapı arkasında alarmlı kapı zincirleri kullanın.
Tüm pencereleri ve kapıları kontrol eden alarm sistemi oluşturun.
Üst katlarda bile oturuyorsanız, balkon kapılarını kilitlemeyi ihmal etmeyin.
Evde kasa bulundurmayın. Kıymetli eşyaları mesela bir banka kasasında saklayın.
Kapı kilitlerini, alarm sistemlerini en az üç ya da dört kez kontrol edin.

Tatile çıkarken evde birisi varmış izlenimi uyandırın.
Perdeleri belirli bir açıklıkta bırakın.
Kapının önünde gazete ya da mektup birikmesini engelleyin.
Kırık ya da çatlamış camları değiştirin.
Bahçe kapısını aralık bırakmayın.
Paspas altına anahtar koymayı


GÜVENLİ YOLCULUKLAR İÇİN;

Hız Kurallarına Uyun: Trafik kuralları hız limitlerine uymayı öğütler. Siz de hız limitlerine mutlaka uymalısınız, ancak diğer araçlarla aranızda çok fazla hız farkı olmamasına da dikkat edin. Akan trafiğe uygun bir hızla seyredin. Trafiği aksatacak kadar yavaş ya da trafiği tehlikeye sokacak kadar hızlı gitmeyin.
Şerit ihlali yapmayın: En iyi bilinen kuralardan biri olmasına rağmen genellikle şerit kullanma kuralına kimse uymaz. Aslında kural oldukça basit; yavaş araçlar sağ şeridi, hızlı araçlar sol şeridi kullanmalıdır. Eğer sol şeritten giderken önünüze sizden daha yavaş bir araç çıkarsa onu bir kere selektör yaparak uyarın. Önünüzdeki araca sağ şeritte boş bir alan bulup geçmesi için fırsat verin. Öndeki aracın tamponuna yapışıp onu tedirgin edecek derecede korna çalmaktan ve selektör yapmaktan kaçının.
Hoşgörülü olun: Siz de bu kurala uyun. Eğer sol şeritten giderken arkanızdan sizden daha hızlı bir araç geliyorsa, ona yol vermemek için hiçbir bahaneniz olamaz. Bir aracı sollamak amacıyla sağ şeritten sol şeride geçmeden önce, dikiz aynasından sol şeritte akan trafiği kontrol edin ve geçiş esnasında sol şeridin akış hızını uygun bir geçiş yapmaya özen gösterin. Trafikte otomobil kullanırken hoşgörülü olun. Sizden daha hızlı olarak gelen bir araca yol vermek veya agresif bir sürüşten kaçınmak, sizin için maliyeti olmayan ama trafiği rahatlatıcı bir davranışdır.

 

AKUT DAĞ HASTALIĞI
YÜKSEKLERE GEZİ, İKLİME UYUM GÖSTERME

VE AKUT DAĞ HASTALIĞI

Dr. Charles CLARKE

UIAA Mountain Medicine Data Centre

ÇEVİRİ: Dr. Ahmet KILIÇ



Giriş

Akut dağ hastalığı, insanların 3500 metrenin üzerine çıktıklarında oluşan rahatsızlıklara denilmektedir. Belirtilerin başlama hızları ve şiddetleri oldukça değişiklik gösterir ve aynı zamanda yüksekliğe bağlı olarak seyrederler. Bu sorunlara oksijen azlığı neden olur.

Akut Dağ Hastalığı

Pek çok kişi arabayla, trenle ya da uçakla deniz seviyesinden 3500 metre yüksekliğe çıktığında en azından hafif bir rahatsızlık hisseder. Baş ağrısı, güçsüzlük hissi, nefes almada zorlanma, kalp atışlarının zorlaştığını hissetme, iştah kaybı, mide bulantısı, baş dönmesi, uyuma güçlüğü ve uykuda nefes alma düzensizliklerinin görülmesi yaygın komplikasyonlardır. Bunlar yükseğe ulaşır ulaşmaz oluşmayan ancak ilk 36 saat içinde gelişen Akut Dağ Hastalığı (ADH) belirtileridir.

ADH, gezginlerin aşağı yukarı yüzde ellisinde 3500 metrede gelişir, ancak çoğunda, %80 - %90 olasılıkla, 5000 metreye hızlı bir şekilde çıkıldığında oluşur.

Yükseklerdeki İklime Uyum Gösterme

Oksijen azlığının neden olduğu bu rahatsız edici etkiler, eğer yükselmeye devam edilmezse, genellikle iki üç gün içinde geçer. Bu şekilde yeni iklim şartlarına uyum gösterildikten sonra yeniden yavaş yavaş yükselmeye başlandığında rahatsızlıklar tekrarlayabilir.

Kişiden kişiye değişmesinden ötürü "Hangi yüksekliğe, hangi hızla ?" sorusunun kesin bir yanıtı yoktur, fakat 65-70 yaşına kadar olan sağlıklı bir insanda hızlı bir şekilde 3500 metreye ulaştığında bu ADH belirtileri gelişeceği söylenebilir. Deniz seviyesinden 3500 metreye hızla çıkmak pek akıllıca bir şey olmaz.

3500 metrenin üzerinde daha yükseklere tırmanma hızı yavaş olmalıdır, benim önerim 5000 metrede uykuya dalmadan önce bir haftalık bir süre geçirilmelidir. Bu, Tibet'de Lhasa' ya (3600 m) uçakla gelen ve kara yoluyla Everest Ana Kamp'ına (5200 m) gidecek olan yirmi kişiden oluşan bir grup için kabul edilebilir bir şeydir.

İnsanların sürekli olarak yaşadıkları yükselti yaklaşık olarak 5500 metredir, fakat dağ keşif ve gezilerinde 6000 metrede haftalarca kalmak olasıdır ve iklimine uyum gösterildiğinde, nefes almada zorlanmanın dışında, bu yükseltide oldukça rahat edilecektir.

Akut Dağ Hastalığının Önceden Bilinmesi ve Korunma

ADH'na kimin yakalanacağı ve kimin yakalanmayacağının önceden kestirilmesinin yöntemi, ne yazık ki, yoktur. Çocuklar yetişkinlere göre daha az yakalanırlar. Fiziksel olarak bu şartlara uyumlu olmak ve sigara içmekten kaçınmak korunmak için bir yol olabilirse de şart değildir. Yükseklerde fazla güç harcanmasını gerektiren hareketler, şartlara uygun olsun ya da olmasın, Akut Dağ Hastalığını daha kötüleştirir. İklimine uyum gösterinceye kadar aşırı çaba harcamaktan ve ağır yüklerden kaçınılmalıdır.

Kalp veya akciğer rahatsızlığı ya da yüksek tansiyonu olanlar 4000 metreden daha yükseğe çıkmadan önce uzman bir doktora danışmalıdırlar. İlaçlar ADH'nın gidişini ve ilerlemesini ters yönde etkileyebilir. Soluk alma hızını yavaşlattığı ve derin nefes almayı önlediği için uyku ilaçları almamak ve su tuttukları için doğum kontrol haplarından kaçınmak kesin kurallar olarak düşünülmektedir.

ADH'ından Korunmak

Son zamanlarda, vücuttaki sıvının azaltılması için kullanılan Diamox (acetazolamide) hakkında tanıtım yapılmaktadır. Yükseklere çıkmadan birkaç gün önce alınması durumunda, Diamox' un ADH'nı önlemesi konusunda hiç kuşku yoktur. Ben genellikle yükseklere çıkmadan üç gün önce ve 5000 metreye çıkıncaya kadar günde iki kez 250 mili gramlık Diamox vermekteyim. Bu ilacın nasıl etkili olduğu tam olarak bilinmemektedir, ancak nefes alma üzerine etkisi (uyku ilaçlarının tersine, uykuda iken nefes almayı hızlandırdığı ve daha derin nefes almayı sağladığından) sıvı tutulmasına olan etkisinden daha önemli olabilir.

Vitaminlerin, sarımsağın veya diğer yararlı bitkilerin korumaları konusunda herhangi bir kanıt bulunmamaktadır.

Bütün ilaçlar zararlarını da birlikte bulundurduklarından, Diamox alan gezginler bu ilacın yan etkilerine dikkat etmelidirler. Diamox'un yaygın olarak bilinen yan etkileri mide bulantısı, rahatsızlık hissi ve parmaklarda uyuşmadır. İlacın alınması kesildiğinde bu belirtiler geçer. Rapor edilen diğer yan etkiler ateş basması, ciltte kızarma, ağızda kuruluk, uyuşukluk veya heyecandır, fakat ben ilacı önerdiğimde bunları belirtmemekteyim.

Akut Dağ Hastalığının İyileştirilmesi

Rahatsız edici olduğu düşünülen Akut Dağ Hastalığı ciddi sonuçları olmayan geçici bir durumdur. Aspirin veya Panadol (paracetamol) baş ağrısının geçmesine yardımcı olur. Yolculuklardaki rahatsızlıklar için alınan Avomine (promethazine), Stemetil (prochlorperazine) ve Stugeron (cinnarizine) gibi ilaçlar da mide bulantısını önler.

Ciddi bir rahatsızlık söz konusu olmadığı sürece, kişisel olarak ilaç alınmamasından yanayım. Yalnızca oksijen azlığı için alıştırmalar yapılmalıdır. Eğer bir kişide ADH belirtileri varsa, iyileşmesi günler alacaksa veya kötüleşme gittikçe artıyorsa en uygun çözüm daha yükseğe çıkmamak ve aşağıya inmeyi düşünmektir.

Akut Dağ Hastalığının Şiddetli Biçimi: Akciğer ve Beyin Ödemi

Gezginlerin %2 sinden daha azında 4000 - 5000 metrelerde ve ara sıra da daha aşağılarda ciddi ADH görülür. "Yüksek İrtifa Akciğer Ödemi" bunlardan birisidir. Akciğerlerde sıvı birikir ve (birkaç dakika içinde gelişen) şiddetli bir hastalığa neden olur. Hastalığın belirtisi nefes alamama ve köpüklü bazen de kanlı balgamdır. Eğer birisi dinlenme halindeyken nefessiz kalıyorsa ya da göğüs hastası izlenimi uyandırıyorsa akciğer ödemi başlangıcından kuşku duyulmalıdır.

Solunum sistemlerinde ödem olan hastaların durumu ciddidir ve acil önlem olarak aşağı seviyeye indirilmelidirler. Genellikle 500 metre aşağıya inmek durumun daha kötüye gitmesini önler. Oksijen, vücuttan sıvının atılmasını sağlayan Lasix (frusemide, furosemide) ve steroid ilaçlar (beyin ödemine bakınız) gibi yardımcı olur.

"Beyin Ödemi", diğerlerine göre daha seyrek rastlanılan ADH' nın diğer bir şeklidir. Beyinde sıvı toplanması nedeniyle oluşur. Hastalar mantıksız ve uyuşukturlar, saatleri karıştırırlar ve yürüyüşleri dengesizdir. Çift görme olabilir. Durumu ciddi olan birisi hemen daha aşağı seviyeye indirilmelidir. İyileştirmek için dexamethasone (Decadron) gibi steroid ilaçlar kullanılmalıdır.

Her iki durumda da istenilen tıbbi öneri bulunmayabilir. Solunum sisteminde ya da beyinde ödem oluşması kuşkusu bulunan kişilerin acilen aşağı yükseltilere indirilmesi ve doktor görünceye kadar tekrar yükseklere çıkarılmaması gerekmektedir. Erken ve uygun tedavi uygulanırsa her iki durumda da tam bir iyileşme görülür.

Diğer Yüksek İrtifa Sorunları: Dış Ödemler

Bir kolun, bacağın ya da yüzün şişmesine neden olan sıvı birikmeleri ile uzun bir yürüyüş sonrası veya uyanıldığında karşılaşılır. Bu günler sonra ortaya çıkar, Akciğer veya Beyin Ödemi'nin belirtisi değildir.

Göz Kanamaları

Retina içindeki kanamalar (gözün arkasında çok küçük kan kabarcıkları) yaygın olarak 5000 metrede oluştuğu bilinmektedir, belirtilmiş olmamakla birlikte çok seyrek olarak sorun yaratırlar ve uzman olmayan kişilerce ancak özel aletle görülebilir. Çok seyrek olarak da bu minik kabarcıklar görmeyi bulandırır (görüşte bir boşluk oluşturur). Alçalma önerilir. Genellikle tam bir iyileşme sağlanır.

Özet

Akut Dağ Hastalığı yaygın, fazla ciddi olmamakla beraber zayıf düşürücü bir yüksek irtifa sorunudur. Çok seyrek olarak iki ölümcül durum yaratır, bunlar acil tıbbi yardım gerektiren Akciğer ve Beyin Ödemidir.

Yüksek irtifalara çıkacaklara kesinlikle şu söylenmelidir, "yavaş yavaş çıkın ve rahatsızlanan birisi iyileştirilemiyorsa bütün dağlık ülkelerde herkese verilen öğüte uyarak- aşağı inin".

 

 

© COPYRIGHT 2005 ALL RIGHT RESERVED hctcyprus-tour.com