|
Şehir Bronz Çağı sonlarında başlayan göçler
sırasında, Anadolu'dan gelen kavimler ve bunlara Yunanistan'dan
gelerek Kilikya'da katılan Akalar tarafından kurulmuştur .
Truva kahramanlarından ve Salamis adası kralı Telamon'un oğlu
Tefkros . şehrin kurucusu olarak bilinmektedir. M.Ö. 707 yılında
gerçekleşen Asur hakimiyetinden sonra M.Ö. 560 yılında bastırılan
sikkelerden, Salamis kralı Evelthon'un adanın idaresini ele
geçirdiği anlaşılmaktadır. M.Ö. 499 yılında Atinalı Kimon'un
Kıbrıs'taki Pers hakimiyetine son vermek için düzenlediği
sefer başarısızlıkla son bulmuş ve Kimon'un ölümü üzerine
Atinalılar, Kıbrıs'ı alma girişiminden vazgeçmişlerdir. Bundan
sonra Fenikeli idareciler başa geçer, fakat ticaret ve diğer
konularda gerileme başlar. M.Ö. 411 yılında Tefkros ailesinin
üyelerinden Evagoras, Salamis krallığını ele geçirir. Tüm
adayı hakimiyeti altına almak isteyince Salamis şehri Persler
tarafından kuşatılır ve Evagoras Pers Krallığına vergi ödemek
zorunda bırakılır. Bu durum İskender devrine dek sürer. İskender
döneminde Salamis kralı olan Pyntagoras, İskender'e askeri
yardımlarda bulunduğundan kendisine Tamusus şehri verilerek
ödüllendirilir. İskender'in ölümü sonrasında Salamis sürekli
el değiştirir. M.Ö. 294 yılında zor şartlar altında Kıbrıs'ı
alan Ptoleme Krallığı idaresi sırasında ada huzura kavuşur
ve bu tarihten itibaren Salamis baş şehir olma niteliğini
kazanır. Kentin bu parlak dönemi Roma egemenliği süresince
de devam eder. Günümüzdeki kalıntıların çoğu Roma dönemine
aittir. Roma idaresi altında şehrin bir halk meclisi, bir
senato ve ihtiyar meclisi bulunmaktadır. M.S. 76 ve 77 yıllarındaki
depremler ve M.S.116 yılındaki Yahudi isyanları ile şehir
epeyce tahrip olur. Daha sonra ada Antakya vilayetine bağlanır
ve Salamis limanı, Suriye gemilerince ilk uğrak limanı olduğundan,
şehirde bir ferahlama görülür. M.S. 232 ve 342 yıllarındaki
depremler yazık ki şehre yine büyük zararlar verir. Bundan
sonra Bizans İmparatoru Konstantinus şehri küçük bir planda
inşa ettirerek, Konstantinus adını verir. Şehir Kıbrıs'ın
baş şehri olarak Baf'ın yerini alır. Daha sonra şehir M.S.
647 yılındaki Arap akınları ve yer sarsıntıları nedeniyle
terkedilerek, bugünkü Mağusa şehrini oluşturan bölgeye halk
göç etmek durumunda kalır.
Mimari Kalıntıları: SUR VE LİMANLAR
Şehrin kuzey, güney ve batı kesimlerinde yer alan surların
yanısıra, şehir merkezini çevreleyen ikinci bir surun varlığı
da tespit edilmiştir.Şehrin merkezini çevreleyen surların,
M.S.7 yy.'daki Arap akınlarına karşı inşa edilmiş olabileceği
düşünülebilir. Şehrin güney - doğusunda Salamis şehrinin en
eski limanı yer almaktadır.Bu limanın kuzey ve güneyi suni
dalgakıranlar ile korunmaktadır. Geç Roma devrinde kullanılan
ikinci limanı ise şehrin kuzeyindedir. Bu iki limanın dışında
Demetius tarafından kullanılmış olan üçüncü bir limandan da
bahsedilmektedir.
Gimnazium: SPOR ALANI
Güney girişindeki döşeme üzerindeki yazıttan anlaşıldığı üzere,
şehrin kuzeyinde şimdiki Roma Gimnaziumunun bulunduğu yerde
Helenistik devre tarihlenen bir Gimnazium mevcuttur. Doğu
revağında da burasının bir zamanlar bahçe olarak kullanıldığını
gösteren bir yazıt bulunmaktadır. Yer sarsıntıları sonucu
yıkımlar olması nedeniyle Gimnazium Augustus döneminde tamir
ettirilmiş ve bir de doğu revağı eklenmiştir. Dört tarafı
kronit başlıklı sütunlu revaklarla çevrili alanın kuzey ve
güney uçlarına ilave edilen birer yüzme havuzunun etrafında
heykeller yer almaktadır. Günümüzde kuzey yüzme havuzunun
etrafında bulunan heykeller M.S 2. yy'a aittir. M.S. 332 ve
342 yıllarındaki depremlerle yeniden yıkılan Gimnazium, Erken
Bizans devrinde Konstatinus tarafından Salamis hamamları olarak
yeniden inşa edilir.
TİYATRO
Gimnazium'un güneyinde yer alan yapı muhtemelen Augustus
döneminde inşa edilmiştir. M.S. 4. yy'daki yer sarsıntıları
ile yıkılan tiyatronun taşları hamamların inşasında yapı malzemesi
olarak kullanılmıştır. Tiyatro, sahne binası, orkestra ve
oturma yerlerini içerir. Kapasitesi 15 bin seyirciye karşılık
düşer. Sahne binası oyuncular tarafından soyunma-giyinme yeri
ve fon işlevi göstermektedir. Freskler, heykel ve sütunlarla
süslü bu görkemli yapının günümüze dek sadece temelleri gelebilmiştir.
Orta kısmındaki orkestranın ortasında Dionysos'a adanmış bir
sunak ve Marcus Avurelius Commedus ile Caesar Contanstinus
ve Caesar Maksimianus'a adanmış yazılı iki altlık vardır.
Oturma yerleri 50'den fazla sıra ihtiva etmesine karşın, bir
kısmı günümüze dek gelebilmiştir. Orta kısımdaki boşluk şeref
locasıdır. Oturma yerlerinin bir kısmı yeniden restore edilerek
inşa edilmiştir.
ROMA VİLLASI
Tiyatronun güneyinde yer almaktadır.Bir zamanlar iki katlı
olan bu yapı, sütunlu bir giriş , bir iç avlu , geniş bir
oturma odasından meydana gelmiştir. Öteki odalar avlunun iki
yanında yer alır. Kazı sırasında burada, merkezi bir figürün
etrafını çevreleyen, hayvan tasvirleri ile bezenmiş mozaik
döşemeli bir platform tesbit edilmiştir.
BİZANS SU SARNICI
Roma villasının güney doğusunda yer alan huni biçimli bu
sarnıç, üç bölmeden oluşur. Bir bölmede M.S. 6. yy'a ait duvar
resimleri ve yazılar bulunmuştur. Şu anda harap vaziyetteki
ana pano, kuş, balık ve su bitkilerinden oluşan su sahnesi
ve İsa başı bulunan bir madalyon ile süslüdür.
KOMPANAPETRA BAZİLİKASI
Bazilika 4.yy'da inşa edilmiştir. Çevresi sütunlarla sarılı,
su kuyusu olan bir avlu ve orta ve yan kısımlardan oluşur.
Orta bölümde piskoposun kürsüsü ve rahip yerleri bulunur.
Apsitin arkasında hamamı da olduğu anlaşılan bir kalıntı grubu
daha vardır. Odalardan birinin oldukça göz alıcı bir yer döşemesi
mozaik vardır.
AYA EPİPHANİOS BAZİLİKASI
Kıbrıs'ın bilinen en büyük bazilikası olan bu yapı geçmişte
Salamis'in Metropolitan kilisesidir. Piskopos Epiphanios'un
görev süresinde yapıldığı (368 - 403) bilinmektedir. Epiphanios'un
mermerden yapılmış mezarı burada bulunmaktadır. Bazilika ondörtlü
iki sütun dizisi ile 3 ayrı bölüme ayrılmıştır. Apsitte piskopos
ve rahiplerin oturduğu sıralar yer alır. Bu bölümün iki yanındaki
odalar rahiplerin cübbelerini giymeleri ve ayin sırasında
kullanılan eşyaların saklanması için kullanılmaktadır. Vaftiz
odasının döşeme seviyesinin altındaki ısıtma sistemi, kış
aylarında vaftiz için sıcak su kullanıldığını göstermektedir.
Kalıntılar, 7. yy'daki Arap istilasının ardından, güney tarafında
ikinci bir küçük kilisenin inşa edildiğini gösterir.
SU DEPOSU - VOUTA
M.S. 627-640 yılları arasında (Bizans Dönemi) tarihlenen
bu bölümde, kanallarla Kythrea'dan (Değirmenlik) gelen su
burada biriktirilmektedir. Bugün halen su kemerlerinin kalıntıları
göze çarpmaktadır. Tavanı taşıyan ayakların uzun duvarlardan
çıkan iri dirseklerle desteklenmiş olduğu görülmektedir.
AGORA (Taş Forum / Pazar Yeri)
Bu yapı su deposunun güneyindedir. Ortadaki boş alan ve bunun
çevresindeki dükkanlardan oluşan bu mekanın Salamis'in hem
toplantı hem de alışveriş merkezi olduğu anlaşılmaktadır.
Augustus döneminde restore edildiği ele geçen bir Latince
kitabeden anlaşılmaktadır. Agoranın iki yanındaki sütunlu
revaklar güneş ve yağmurdan koruma vazifesi görüyorlardı.
Bunlardan sadece biri ayaktadır.
ZEUS TAPINAĞI
Salamis şehrinin ana tapınağı olabileceğine inanılan bu yapının
az bir kısmı günümüze dek gelebilmiştir. Agora'nın güney ucunda
bulunan tapınağa, basamaklarla ulaşılmaktadır. Yapılan kazılarda
ele geçen bir kitabede mabedin Augustus'un karısı Livia şerefine
Zeus Olympios'a ithaf edilmiş olduğu belirtilmektedir.
|